Atlas Okyanusu ile Akdeniz'in birbirine karışmadığını gördüm. Bu ilmen de tesbit edilmiştir. Bunun 1400 sene önce Kur'ân-ı kerîmde bildirildiğini duyunca, Müslümanlığın hak din olduğuna inanıp Müslüman oldum. Kaptan Kusto - Fransız
Hayretim arttı. Tevhid dini olan Müslümanlığı seçtim.
Cat Stevens - İngiliz şarkıcı
Kur'ân, Allahın adı ile başlıyor, Allahın birliğini bildiriyordu. Anarşinin İslâm ahlâkına sahip olmakla önleneceğine inandım. İçkiyi bıraktım, tesettüre girip namaza
başladım.
Tına Gfanzıl - Alman
İslâm, çağları ardında sürükleyen dindir. Müslüman olmakla,
çağlar üstü dini seçmiş oldum.
Roger Garaudy-Fransız
İslâmda ırk, renk ve dil farkı gözetilmediğini, herkesin eşit olduğunu, namaz kılarken de rütbe ayrımı yapılmadığını gördüm. Müslüman oldum.
Thomas Clayton - Amerikalı
İslâm, en iyi şeyleri ihtivâ eder. Hiçbir dinde kardeşlik, İslâmdaki gibi değildir.
Dr. Rolf Freiherr - Avusturyalı
Sevgi, doğruluk, temizlik ve güzel ahlâkı emrettiği için Müslüman oldum.
A. Uemura - Japon
İslâmı akla da uygun bulup Müslüman oldum.
Cecilla Cannolly - Avusturyalı
"İlim Çin'de de olsa alın!" hadisini okudum.
İslâm'ın ilme verdiği önemi görüp Müslüman oldum.
Mr. Board - Amerikalı
İslâm, israf ve cimriliği yasaklayan, maddî ve mânevî her hususta en güzel kâideleri olan bir dindir.
Albay Ronald Rockwell - Amerikalı
NASIL MÜSLÜMAN OLDUM
ABD'nde Mass. eyâletinin Worcester şehrinde 1948'de doğdum. Tahsilimi
tamamladıktan sonra, bir sigorta şirketinde bölge müdürlüğüne yükseldim. 1970'de
bir Türk hanımla evlendim.
1979'da kayınvâlidem Türkiye'de vefat etti. Annesinin vefatı, hanımımda
dinini daha iyi öğrenme arzusu uyandırdı. Aylar geçtikçe, hanımım bütün
öğrendiklerini tatbik etmeye başladı. Bu arada her şeyi değiştiren bir hâdise
oldu. Araştırması sırasında, bir hıristiyanla evlenmiş olmakla, kendisinin de
dininden çıkmış olduğu gerçeğini öğrendi. Bunu bana açıklayarak, bu şartlarla
yaşayamayacağımızı söyleyince, onu uzun zamandır tanıyan birisi olarak, tuttuğu
yoldan geri dönmeyeceğini anladım. O, bundan sonraki zorluklara karşı koymaya
hazırdı. İşte o zaman gerçek Allah korkusunun ne demek olduğunu keşfettim.
Ben de, o anda çoktan beri bazı şeylerini bildiğim İslâmiyet hakkında, daha
geniş bilgi edinme zamanının geldiğini anladım. Kur'ân-ı kerîmin İngilizce
tercümesini alıp, Fatiha suresinden başlayarak okuyup anlamaya çalıştım. İşte, o
anda bedenimdeki hisleri, bütün saçlarımın diken diken olmasını ve inkâr
edilemez gerçeklerin anlaşılmasını tarif etmeye lisan kâfi gelmiyor. Tercümeyi
bitirince hanımım, neler hissettiğimi sordu. Ben de, "İslâm'ın şartlarının
hiçbirini inkâr etmiyorum ve islâmiyeti dinim olarak kabul ediyorum." dedim.
Hanımımın sevincine diyecek yoktu.
Din bilgilerimizi arttırmamız ve İslam dinine göre nikâhımızın kıyılması
için bir hocaya ihtiyacımız vardı. Cenâb-ı Hak, sonradan hocam olacak Arif
efendi ile tanışmamızı nasib etti. Bana Abdullah İsmet ismini verip nikâhımızı
kıydı. Yanında getirdiği Ehl-i sünnete uygun İngilizce ve Türkçe kitapları
hediye etti.
Sonra Türkiye'ye gelip yerleştim ve Türk vatandaşı oldum. Şimdi, Türkiye
Gazetesi Dış Ticaret Müdürü olarak çalışıyorum. Çok mutlu ve huzurluyum.
Abdullah İsmet (Niçin Müslüman Oldular, s: 41)