Bütün dinleri iyi incelemiş olan, İngiliz ilim adamlarından Lord Davenport,
yirminci asır başlarında Londra’da bastırdığı, Hazret-i Muhammed ve Kur’ân-ı
kerîm adındaki İngilizce kitâbında diyor ki:
"Ahlâk üzerinde son derece titizliğidir ki, Müslümanlığın az zamanda
süratle yayılmasına sebep olmuştur. Müslümanlar, muhârebede kılınca boyun eğmiş
olan başka din adamlarını, dâima af ile karşılamışlardır. Müslümanların Hıristiyanlara
karşı davranışı ile, papalığın ve kralların mü'minlere revâ gördüğü muâmele,
aslâ kıyas edilemez. Meselâ, 1572 yılı Ağustos'un 24. günü, yâni Saint Bartelemi
yortu günü, 9. Şarl ve kraliçe Katerina’nın emri ile Paris ve civârında 60 000
protestan öldürüldü. Papalığın vahşet ve yamyamlık derecesine varan işkenceleri
yanında, Müslümanların, gayrimüslimlere karşı davranışları, ağzı süt kokan bir
sübyanınki kadar yumuşak olmuştur. İslâmiyet, başka dinlerin hurâfeler ve şüpheler
bataklığı ortasında, çiçek temizliği ile yükselmiş bir aklî ve fikrî asâletin
sembolü olmuştur.
İslâmiyet, kan dökme yerine, ibâdeti ve sadakayı getirmekle, insanlara
iyilik aşıladı. Sosyal adâletin temelini kurdu. Böylece, kanlı silâhlara hâcet
bırakmadan, dünyaya kolayca yayıldı. İlim dâvâsına Müslümanlar kadar bağlı
ve saygılı hiçbir millet gelmemiştir denilebilir. Hazret-i Peygamberin pek
çok hadîsleri, samîmî bir ilim teşvikçisidir ve ilme saygı ile doludur. İslâmiyet,
ilme maldan daha çok kıymet vermiştir..."
(Seâdet-i Ebediyye: 522)