Mecûsînin biri İbrâhim aleyhisselâma misâfir olmak için gelince İbrâhim aleyhisselâm, (Müslüman olursan sana çok ikrâmda bulunurum.) buyurdu. Mecûsî darılıp gitti.
Allahü teâlâ, Hazret-i İbrâhime, “Neden bir kimseyi misâfir etmek için dinini değiştirmeyi şart koştun? O beni tanımadığı hâlde, ben onun 70 senedir rızkını veririm.” diye vahyetti.
İbrâhim aleyhisselâm, koşup mecûsîyi buldu ve kendisine misâfir olmasını ricâ etti. Mecûsî hayret etti. (Az önce dinimi değiştirmemi şart koşmuştun. Şimdi sana ne oldu?) dedi. İbrâhim aleyhisselâm, meseleyi anlattı. Mecûsî, (Demek ki Allahü teâlâ, bana karşılıksız ni’met veriyor. O hâlde bana İslâmiyeti öğret, Müslüman olacağım.) dedi. İbrâhim aleyhisselâm gerekli dini bilgileri öğretti. O da şehâdet getirip Müslüman oldu.