Peygamberlerin ümmetlerinin Evliyâsında, âdet dışı meydâna gelen şeylere, Kerâmet
denir. Evliyânın kerâmet göstermesi lâzım değildir. Bunlar, kerâmet göstermek
istemez. Allahü teâlâdan utanırlar.
Velî olmayan mü’minlerden meydâna gelen âdet dışı şeylere, Firâset
denir.
Fâsıklardan, günâhı çok olanlardan zuhûr ederse İstidrâc denir
ki, derece derece, kıymetini indirmek demektir.
Kâfirlerden zuhûr edenlere ise Sihr, yânî büyü denir.
Kerâmet ve istidrâc sâhibi arasında fark şöyledir: Kerâmet sâhibi
olan kimse, onunla meşgûl olmaz ve öğünmez. Bilâkis, kendisinden kerâmet zuhûr
edince, hâlin istidrâc olabileceği endîşesi ile Allahü teâlâdan korkusu iyice
artar. Fakat istidrâc sâhibi olan kimse, bu durum, güzel hâller ve bu amellerin
netîceleridir diye zanneder. Kendinde bir olgunluk ve üstünlük olduğu hayâli
ile insanlara hakâret nazarı ile bakar. Kötü akîbetten sakınmaz.
Şevâhidün Nübüvve